HAVA DURUMU

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 16 Kategoride 4732 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

VAHŞİCE  KATLEDİLEN “USEYIN ŞAMİL TOHTARGAZİ”

21 Eylül 2017 - 565 views kez okunmuş
Ana Sayfa » Genel»VAHŞİCE  KATLEDİLEN “USEYIN ŞAMİL TOHTARGAZİ”
VAHŞİCE  KATLEDİLEN  “USEYIN ŞAMİL TOHTARGAZİ”

VAHŞİCE  KATLEDİLEN

“USEYIN ŞAMİL TOHTARGAZİ”

Doç. Dr. Svetlana Sevil Kerimova

Doç. Dr. Svetlana Sevil Kerimova

 

Doç. Dr. Svetlana Sevil Kerimova

 Evin duvarları bazen hıçkıra hıçkıra ağlar bunu kimse görmez !   Kimin    için   ağlıyorsa  duvarlar o kişi onu yüreğinde hisseder.  Bu kişi de çok ufak yaşta öksüz kalan “Usein Şamil Tohtargazi’dir. (1881 -1913)  Kök köz köyünde genç  yaşta terk edeceği  dünyaya gözlerini açtı.  Belli başlı bir tahsili olamadı.  Babasızlık  ve fakirlik sebebi  ile ancak   köy  mektebini  bitirdi.  Sonra ailesini geçindirmek için çeşitli işlerde çalıştı..

Akmescid’deki Uçitelskaya okulunu bitirdi. (1895) senesinde Yalta etrafında Aluşka köyünde okulda öğretmenliğe başladı.  Küçük talebelerle   daha iyi anlaşabilmek için kendi başına yeni öğretim usulleri denedi. Yazıları el yazması şeklinde kullandı.  (1902-1903) senelerinde kerç bölgesinde  Saraymen köyünde ve (1904) yılında ise Kefe  bölgesinde cemaatın yardımı ile Mektep açtı. Öğretmenlik yaptı.  Milletinin  “ Çar” zülmundan kurtulması için faaliyetlerde bulundu.  (1906) senesinde “Çar” taraftarları tarafından takip edilerek,  ( Kök közge)  sürgüne mecbur tutuldu.  Bazı bilgilere göre , belirli    vakitlerde,  köy fakirlerinin  menfaatleri doğrultusunda üç defa  S-Peterburga   Zemstvo idarelerine gidip geldi. (1909 )’ da yine öğretmenliğe  başladı.. Milletini bilgisizlikten ve fakirlikten kurtarmaya çalıştı.( 1 )   

Maarif   işleri  ile uğraştı.  Lakin onun bu çalışmaları bazı cahil köy ağalarının hoşuna gitmedi. Tohtargazi ’nin    düşmanları her gün    çoğalıyordu.  Onun     ölümünü   isteyen    çeşitli  insanlar peyda oldu.  Neticede  kalbi insanlık ve dürüstük için çarpan bu insanı  (17 Eylül  1913)’ 32 yaşında     bıçaklanarak  vahşice öldürüldü.  Tohtargazi,  çok istidatlı bir kişi idi.  Kemane ve fisgarmoniya çalan çok iyi bir yırcı ( Şarkıcı ) idi.  Bazı eserleri siyasi fikir taşısada cahillikle çok mücadele etti.

(1905-1907) serbestlik zamanlarında Tercüman ,gazetesinde,  Şura , Anı , Asır  gibi dergilerde  bazı makale ve şiirleri neşredildi. (1910) yılında  U.Şamil Tohtargazi’ nin Karasupazar’da şiirleri Kırım,  servali şiirler mecmuasında basıldı. (1930)

 

yıllarında el yazması yazıları bulundu. Kırım Tatar ilmiy-teşkerüv enstitüsü tarafından yayınlanmaya hazırlanırken, savaş başlaması ile basılmayıp, sürgün yıllarında  kayboldu.  Kırım  edebiyat ve sahne piyes yazarı olarak yazdığı  şiirlerinde de  güzel eserler verdi. Çok usta dram ve nesirci idi ( 2 )

(1905- 1907) seneleri arasında  olup geçen birinci  Rus inkilabında faal olaral iştirak edenlerden biri de yazıcı şair,  dramaturg   Üsein Kamil Tohtargazi’idi.  Onun (1909 ) Senesi yazılan  ( Mollalar Projesi) piyesinin konusu anlamak ve açıklamak  için ihtilal zamanında  olup, biteni vakaları anlamak ve bilmek gerekmektedir.

Rus emperyalizm içersindeki Müslüman halklar,  bu sebebten dolayı Kırım Tatar inkilapının getirdiği serbestliklerden ve hürriyetlerden faydalanarak kendi durumlarını  “Çar”  idarecilerine bildirmek  için ( 31 Oktabr 1905) senesinde  Bahçesaray’da Gaspıralı’nın liderliğinde toplandı… Bundan evvel de Ağustos ay’ında  Nijniy Novgorod,  taraflarında yapılan toplantıda  tüm Müslüman meclisine başkanlık yaptı.. Bahçesaray ’daki bu toplantılarda Gaspıralı’dan  başka   İsmail Lemanov (1871-1942 )  Mustafa Mirza  Davidoviç   /  Hacı Emir efendi   gibi  Hoca ve ulemalar söz alarak  bu toplantıda  konuştular ( 3 )

 Netice itibarı ile halkımız adına bir dilekçe   kabul edildi. Bu belge 17 Maddeden oluştu..

1.Çoğunluğu Rus halkına verilmiş, büyük mecliste (Dumaya)  vekil ve mebus     sayılmaları.  Matbuat ve yayın serbestliği  verilmesi ,  Ahlak- İslam ve dilinin serbest kalması.   

2.Rusların kendilerine temin edilmiş bir cümle, hukuk ve imtiyazların ahal-i islamın mahrum bırakılmaması.

3.Her cemaate ve herkese bila-mani (Engelsiz) Din, icabında zaman,  gerektiğinde lazım olan ilimler için dilimizin serbest  bırakılması. Miiletin böyle bilgileri öğrenmesine kolaylık gösterilmesi.

9.Askeri ve Mülki devlet mekteplerinde sekiz-on kadar İslam talabesi  bulundurmaya       imkan   tanınması.   Mektep    tarafından   maaşlarının verilmesi.

  1. Kırım Müslümanlarının olmayanlarına toprak verilmesi,  Poselon bankasından  Kırım Tatarlarına yardım edilmesi, dağ boyundaki  milletimizden alınan toprakların geri verilmesi, Ormanların  düzgün bir şekilde yeniden tanzim edilmesi. ( 4 )

Topraksız olan  köylülere, vakıf topraklarından paylaştırılarak verilme isteği, bazı zengin ve yüksek mevkide olanlar tarafından kabul görmedi. Dilekçeyi getiren delegasyon, tekrar yola çıktı. İkinci dilekce hazırlamak için müzakereler başladı.. Bu olaylar devam ederken U.Şamil Tohtargazi,  Mollalar piyesini yazdı. Piyesin metni savaştan sonra iki defa Kiril harfleri tarafından  yayınlandı. (5-6)

 Bu dilekçenin  “Petistsiya” Topraksız olan  köylülere, vakıf  topraklarından paylaştırılarak verilme isteği, bazı zengin ve yüksek mevkide olanlar tarafından kabul görmedi. Dilekçeyi getiren delegasyon, tekrar yola çıktı.

İkinci dilekçe, Petitsa”yi  hazırlamak için müzakereler başladı. Bu olaylar devam ederken,

  Tohtargazi’nin   siyasi çalışmaları bayağı vaktini alıyordu.  Marksizm ideolojisi altında fikirleri ve düşünceleri şekillenmeye başladı. Tohtargazi,  F.Engelsin    siyasi yardımcısı sifatında  K.Marks’ın,  kapital  fikirlerini aklında üretti. (1891) senesinde Germaniya’nın Sosyal Demokrat Partisi tarafından kabul edilen  “Erfurt” Programını KırımTatarcaya  çevirdi. Yazmış  olduğu   piyeste KırımTatarlarının sınıflara bölündüğü anlatılıyordu. Yani birinci Rus ihtilalini doğan  Rus cemiyetlerindeki sınıf  farkı, KırımTatarlarının  “Ekstrapolâtsiya”  yaşayışlarını etkilemekte idi.     

 Onun  Mollalar Pojesi / Raimsiz Balalar /en güzel yazdığı kitaplardı .Öldürüleceğini biliyordu. Çünkü çıkarlarına çomak soktuğu kişilerce devamlı takip  ve tehdit ediliyordu.     

 Mollalar projesi, Tohtargaz’in çok mükemmel bir oyunuydu.   Bu oyundan sahneler;

  Cemaat müsait bir yerde toplanmış insanlar heyecanla, ne olacağını merak ediyorlardı. Birden siyah boyalı bıyıkları ile,  Kırmızı yanaklarının rengi göbeğine vuran,  Ahmet bey ortaya çıktı.

-Toplantımızın reisliğini Bekir efendi’yi  teklif ediyorum ! diyerek  gür sesinle ortalığı inletti.  Herkes birbirine baktı. Zaten başka bir kimsede bu işi meraklı değildi. İtirazlar olmadan kabul edildi. Toplantıda kıymetli adamlar oturuyordu.  Bir kişide katip gerekli  idi.  Hasan Mirza’nın adı söylendi. Buna da hiç itiraz gelmedi.Üstünde koyu renkli bir elbise olan kişi elini kaldırarak;

 Onu kabul etmeyip, kimi edeceğiz. Diyerek  Hasan Mirza’nın seçimi  tasdik oldu.

  Birkaş kişiden sesler yükseldi;

 -Burada öğretmenler var diye;

  Bir başkası ise,

 -Bize hoca moca gerekmez.

 Diyerek    hiddetlendi..  Bağırırken ağzından köpükler akıyordu. Bu ara köyün ileri gelenlerden, Habibullah nefes nefes hızlıca konuşurdu, yine aynı şekilde devam etti,

 -Daha çok köylü var. Haber vermemiz gerek!  Reis Bekir Efendi;

 -Onlar gelmesede olur;

  Diyerek başını iki   yana   sallar,

 -Onlarsız da işin gereği ne ise yaparız.

Açıkça    görülmekteydi.    Cemaat ve  ağalar. (Ak insanlar) Hizmet işlerinde çalışan fukara  (Kara insanlar) olarak  bölünmeye   başladı. Ama kara insanlarıın ne hakları, ne sesleri işitiliyordu. İşitilse de  kıymet verilmiyordu. Yani zenginler ile fukaralar olarak toplum  ikiye bölünmüştü   Arada çok büyük uçurum vardı .İşte böyle bir toplantıda, padişaha bir dilekçe yazılacaktı.

 Adaletli Padişah Baba’ya” nasıl   yazılacağı,  neler  yazılacağı merak edilmekteydi.

 Reis Bekir efendi, Toplantının resiliğin verdiği güven ile sesini kalınlaştırarak, yavaş,  yavaş   anlatmaya;

-Hepiniz  bilesiniz ki;  zaman değişti. Hürriyet geldi. Fakat istediğimiz gibi olmadı. Hele ki bizlere çok uygunsuz oldu. Halkımızın içinde o kadar çok fitneciler doldu  ki. Bir takım yalanlarla halkımızı aldatıyorlar. Dinlerini unutturdular. Şeriatı akıllarından çıkardılar…. !

 Bekir Reis bir an durakladı. Düşünmeye  başladı. Çünkü kafasındaki tasarladığı kelimeler bitmişti. Yüzü asıldı. Fakat kendini çabuk toparladı. Tekrar kendine güveni geldi. Sesi ve kendi yeniden doğmuş gibiydi..

-Fitneciler, her yerde toplantlar tertipliyorlar. Dine ve  Şeriata uymayan yazılar ile isteklerini yazıyorlar. Allah’ın emir olmayan isteklerini padişah babadan istediler!  Eğer bu isteklerini Padişah baba  verse, yazık olacak hepimize, günahkar olacağız.

  Derken; kendine  gelmiş  nefsini çok yükseklerde görür bir şekilde idi. Konuşmasına araverdi. Ahmet bey, hemen kendinin varlığını hissettirircesine ilk once alkışa başladı.    arkasından alkışlar  çoğalarak devam etti.

 Tohtargazi,   burada çok ince olarak, izleyicilere belli mesajlar vermektedir.  Tohtargazi   çok”   büyük bir yazıcı ustası idi.  Piyesin devamında cemaat’in  arasındaki    konuşmaları   ve fikilerini açıkca ortaya dökmektedir.  Toplantı  reisi,  katip  Hasan’a  Mirzağa; yazdırmak için altıncı maddeyi şöyle tarif etmektedir.

-KırımTatar gazeteleri ve Tatar matbaaları yayınladıkları makaleler  kitaplar ile Tatar halkını kara düşüncelere düşürüyorlar. Başka hiç bir faydaları yok!  Bu sebepten ya hepsi kapatılsın veya başlarına denetçi  konsun.
        Yani böyle ufak tefek metodlarla  Tohtargazi, zenginlerin kendi öz menfaatleri için kendilerini haklı   çıkardıklarını   gösterdiklerini açıklıyordu, piyesinde…!

 Adalet ve doğrulunun temsilcisi   olarak oyunda  Abdullah Dülgerov , gösteriliyordu. Toplantıda yaptığı   çıkış ile yeniden müzakelere ve   münakaşlar başladı.

Abdullah Dülgerov, toplantıda konuşulan tüm konuların tek tek yanlış olduğunu düzgün ve sade bir anlatımla insanlara bildirdi. Bu toplantının bir evvelki toplantının tamamen özüne ve düşüncelerine zıt olduğunu ve yanlış bilgilerle kandırıldıklarını anlattı. Orada  olanların  kafaları karıştı. Toplantı reisi  Recep ile Ahmet bey’in sesleri kesildi. Birşeyler çıkıp söyleyeceklerdi.  Birbirlerine bakarak. Başlarını şimdilik öne eğdiler. Sustular. Çünkü onu alkışlayanların bu sefer çoğu Andullah’ı alkışlıyorlardı. Piyesin kahramanı, yani Dülgerov, halk arasında yetişmiş, sağlam karekterli, sağlam fikirli bir adamdı….

Halk onu severdi. Bazen” Hadis-i- Şerif-lerden örnekler verirdi. Devamlı din kardeşiyiz derdi. İnsanların muhakkak okumalarını ilim ve bilimin faydalarını anlatırdı…! 

Sonunda toplantıda yazılan madde madde isteklerin yanlış olduğu kanısına varılarak, bunların yazıldığı kağıt  katip Hasan Mirza tarafından yırtıldı. Cemaatinin  çoğu toplantıya yavaş yavaş terk ettiler.

Mirzaağa    yazdırılan     altıncı maddenin böyle  tarifliyordu.   KırımTatar gazeteleri ve Tatar matbaahları neşir ettikleri makaleler ve  kitapları  Tatar halkına okutuyorlardı. Başka   faydaları yoktur. Ya kapatılsın .Ya da başlarına birer kontrol memuru konulsun. Yani böyle ufak, tefek metodlarla  Tohtargazi,  bazı zengin ve “Duhovniylerin” öz menfaati için millet kul haline getirmeye razı  olduklarını gösteriyor. Adeletin ve insafin temsilcisi olarak piyeste  Abdullah Dülgerov   görülmektedir.

 Yaşadığı  kısa ömrümde  Tortohgazi,  Kırım Tatarlarına ve insanlığa devamlı  doğruyu anlatmaya  çalıştı. Dünyanın var oluşu ile  kötülüklerde Habil ve Kabil olayındaki gibi varlıklarını devamlı hissettireceklerdir.  Çünkü  Tohtargazi, iki kutbun her zaman sıcacık güneş gören kısmında yaşamaya çalıştı.. Onun felsefesi öyledi.  Çünkü başka türlü nefes alması imkansızdı. Dönüşsüz düşünclerinin en verimli çağında, bu kolay yetişmeyecek biri insan  olmanın bedelini hayatıyla ödedi.
        Tercüman , gazetesi mezkür facia hususta kendi sayfasında şöyle yazdı;

“Aldığımız habere göre, bir cinayet vuku bulmuştur.   Muallimlik iden Üsein Şamil Tohtagazı   mezkür  cemaatdan Hacı Erbain bay Emirzaq oğlu aralarında ihtilâf çıkıp, Hacı  Erbain Meñlibaynın evinde, Üsein efendiyi bıçak ile vurup öldürmüştür…  Merhum Üsein Şamil efendi Qırım’ın   istidatlı genç  bir şairi  idi. Onun böyle vahşilikte vefat edilmesine  teessüf edilir.  Hudanın rahmetinde olsun.

Men qartıqnı iç sevmeyim,

Yaşlıg meni  beğenmey,

Millete qul- ayağım,

Ama o da iç bilmiy……( Üsein Şamil Tohtagazı )   

 

 

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

Bilmate