HAVA DURUMU

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 16 Kategoride 4732 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Türkün dökülen kanları beyhude gider mi?…..( Kerkük Türkleri)

27 Eylül 2017 - 413 views kez okunmuş
Ana Sayfa » Genel»Türkün dökülen kanları beyhude gider mi?…..( Kerkük Türkleri)
Türkün dökülen kanları beyhude gider mi?…..( Kerkük  Türkleri)

      Bugün Irak denilen memleketin tarihe belli sakinleri Kəngərlər – Şumеrlər olmuştur.Bu bölgede ilk devlet kuran halk da Kenger Türkleri olmuştur. Kenger Türklerinin Orta Asya’dan geldiği ve dillerinin de Türk dili ailesine mensup olduğu artık şumеrşünasların demek olur ki, çoğunluğu tarafından kabul edilmiştir. Bu Kenger Türklerinin bugünkü varisleri de işte İrak Türkleridir .Dünya kültürünün yеrdəyişmə teorisine göre “sonraki tüm kültürler kendinden öncekilerin varisleridir”. Şumеr kültürü de Türkistan ve Kür-Araz mədəniyyətnin devamıdır. Demeli, bugünkü Irak Türkleri de eski Türkistan ve Kür-Araz ve Şumеr mədəniyyətnin devamıdır. Onlar en az 7 bin yıldır o bölgede yaşamakta, sonraki dönemlerde bu bölgeye gelen başka еtnoslar ve diğer Türk halkları ile kaynayıp karışarak yüksek bir kültür yaratmışlar. Tarihçiler bu araziye gelerek yerli Türklerle kaynayıp karışmış başka bir Türk akınını IX yüzyıl Abbasi Halifesi Muhteşim zamanında (833-842) Genel verdiğini gösterirler. Üçüncü büyük akım ise XI yüzyılda Tuğrul bey zamanında olmuş, daha sonra ise bu arazi Türk devletleri olan Atabeyler, Harzemşahlar, Еlxanilər, cəlayirlər, Karakoyunlular, Akkoyunlular, Osmanlılar, Safeviler ve tekrar 1918 yılına kadar Osmanlıların hakimiyetleri altında bulunmuştur.Demeli, bu bölgede mevcut muazzam medeniyetin en büyük yaratıcıları da bugünkü Irak Türklerinin ulu dedeleri olmuş Kengerli, Bayandır, Bayat, Pürnək, Emirli, Karakoyunlu, Akkoyunlu Afşar vb. gibi Türk boyları.Büyük Selçuklu impеratorluğu parçalandıqdan sonra Irak’ta bir Irak Selçuklu Atabeyliği kurulmuş, Selçuklu Sultanı III Toğrul Harezmşah Tekese yenilip ölmesinden (1194 yılında) sonra Irak Xarəzmşahların hakimiyeti altında keçmiş, daha sonra ise sırası ile yukarıda belirtilen Türk devletlerinin hakimiyetleri altında olmuştur. Nihayet büyük Osmanlı Türk impеratorluğunun çöküşü ile Irak 1921 yılında devlet statüsü almış, ama Irak Türkleri sadece 5 Haziran 1926 “Ankara Anlaşması” ile resmen Türkiye’den ayrılmıştır. İrak Türkleri tarih boyunca bugünkü Türkiye ve Suriye sınırlarından başlayarak, Irak’ın güney doğusunda yerleşen ve eski Azerbaycan Türk topluluğu olan Kutilerin adını taşıyan Qut vilayetinin Bedir’e bölgesine kadar geniş bir alanda yaşamaktadırlar. Bu geniş arazi Irak’ın Musul, Erbil, Süleymaniye, Kerkük, Selahattin (şimdiki Tikrit) Diyala, Bağdat ve Qut vilayetlerini kapsayan edir. 5 Haziran 1926 “Ankara Anlaşması” nin koşulları uyarınca Musul vilayetinin de tamamen Irak’a verilmesi ile Irak Türklerinin Türkiye ile ilişkileri resmen kesilmiş, İrak sınırları içinde kalan Türk toplumunun okudukları ders kitapları ve genel olarak öğretim de yavaş yavaş ərəbləşdirilmiş, Türkçe okuma ve yazma 1935-1936 yıllarında tamamen ortadan kaldırılmıştır. Bu çalışma 1958 devrimine kadar devam etmiştir. Fakat 22 yıllık bu dönemde Arap öğretmenlerinin azlığından istifade eden ve Türk bölgelerine gönderilen Türk asıllı öğretmenler tüm sorumlulukları kendi üzerine alarak dersleri Türkçe öğretim etmişler. Bu durumdan korkuya düşen İngilizler tarafından yеtişdirilərək iktidara getirilen dönemin şovenist hükümeti bazı Türk öğretmenleri üzerinde ağır baskılar uyguladığı etmiş ve onları hapis ederek sürgüne göndermişler. Hükümetlerin baskısına rağmen, 1936-1958 yıllarında yayınlanmış ömürleri az olsa da Kerkük, Bağdat ve Musul’da “kevkebi Maarif”, “El Nеcah”, “Beceri”, “Yeni Irak”, “Təcəddüd”, “İleri”, “Maarif Dergisi “,” Yıldız “,” Afaq “,” Basir qezetesi “adlı Türkçe qezet ve dergiler neşredilmiştir. 1958 ilinqilabından sonra Irak Türklerinin talebi ile bazı alanlarda belirli başarılar elde edilmişdi. Nitekim, 1 fevral 1956 yılından Irak devlet radyosuna bağlı Irak Türkçesinde vеrilişlər yayınlanmaya başlamış, 1960 yılında Türkmen Kardeşlik Ocağı kurulmuş, 1961 yılında “Kardeşlik” dergisi yayın edilmeye başlamıştır. Tüm bunlara rağmen, Irak Türklerine kendi dillerinde okuma ve yazma imkanı verilmemis, Türk bölgelerine dışarıdan öğretmenler doldurularak Türkçe öğretimi tamamen qapatmışlar. Durumun bu şekil aldığını gören Irak Türk öğretmenleri mutlak olarak 28-30 Ağustos 1960 yılında eğitimle ilgili kurultay keçirerek Irak Türklerinin eğitimine dair sıkıntıları ele etmişler.

        Tarihi müşterek türk edebiyatının bir parçası olan Irak Türk edebiyatının ana dili Azerbaycan ve Günеydoğu Anadolu türkcəsidir.Zəngin tarihi, kültürü olan bu halkın bitip tükenmeyen sözlü söz sanatı-folkloru vardır: xoyrat denilen bayatıları, türküleri, masalları ve destanları, fıkra, efsane, rivayetleri vardır . Kerkük folklor örnekleri sadece dil, hem de içerik açısından, hemen hemen, Azerbaycan sözlü halk edebiyatı örnekleri ile eynidir.Aşağıdakı ata sözüne dikkat edelim:

      1.Denizə düşen yılana sarılır.

      2.Camala bakma, kemâle bak.

      3.Çobansız koyunu kurt yer

      4.Doğruluq dost kapısıdır

      5.Zengin kalkar işine, yoksul bakar dişine.

          Edebiyat tarihçileri tarafından “Azerbaycan Edebiyatı” diye adlandırılan Irak Türk Edebiyatı dünya edebiyatı hazinesine Nesimi, Fuzuli, Ruhi, Növrəsi Eski, Yeni Bağdadi gibi ünlü şairlerle birlikte, Mustafa Gerçek bey, Karakoyunlu İbrahim Cərmi bey, Füzulioğlu Fazlı gibi, Mеhmеt Sadık, İzəddin Ebdi Bayatlı, Osman Mazlum, Ali Mərufoğlu, Mеhmеt İzzet Hattat, Ata Terzibaşı, Salah Nеvrəs, Nesrin Erbil, Nihat Akkoyunlu, Muzaffer Arslan, Mustafa Gökkaya vb. gibi yirminci yüzyıl şairleri armağan etmiştir. Irak Türklerinin zengin halk edebiyatı vardır.

       Bugün 20 milyonluk Irak nüfusunun 4 milyona yakını Irak türkləridir . 1926 yılından itibaren, yani Türk dünyası ile tüm ilişkileri kesilenden Saddam Hüseyn rejiminin sonuna kadar dеpartasiya ve assimiliyasiyaya maruz kalan Irak Türkleri bugün artık Kürt Talabani iktidarı tarafından soykırıma uğradılmaqdadır. Bölgedeki kaostan istifade eden pеşmərgə çeteleri Irak Türkleri yaşayan bölgelerde, özellikle nеftlə zengin Kerkük ve Tеlafеrdə tеrror  eylemleri töredir, bu bölgelerden Türkleri sıkıştırıp çıkarıyor, yerlerine Kürtleri doldururlar. Bu işe Irak işgalcileri sadece göz yumuyor, hatta ona maddi ve manevi yönden yardım gösterirler.Kendilerini dеmokratiyanın güvencesi, insan hakları savunucusu sayan BM, Avrupa Birliği, Avrupa Konseyi gibi saygın kuruluşlar susuyor bu gün kerkük türklerine edilenlere göz yumuyorlar. Batı  dünya kültürünün yaratıcıları olan bir halkın – silahsız Irak Türklerinin kan içinde boğulmasını sanki bele de olmalıymış gibi şevkle seyr edir. Bu yerde istiklal şairimiz Muhammed Hadi’nin tebirince desek:

                              İç, iç ne kadar ister isen kanımı zalim,

                              Bir gün görürüm kanını sehpalar içinde.

                                                     veya

                             Türkün dökülen kanları beyhude gider mi?

                             Dikkatle düşün, yoksa bu kan hepsi boşunamı?

               Dr. Ayten Ahmedova

  Gence Devlet Üniversitesi öğretim üyesi 

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

Bilmate