HAVA DURUMU

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 16 Kategoride 5796 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

ORUÇ AYINDA GÖZLER DEĞİL KARINLAR DOYURULUR

29 Mayıs 2018 - 406 views kez okunmuş
Ana Sayfa » Genel»ORUÇ AYINDA GÖZLER DEĞİL KARINLAR DOYURULUR
ORUÇ AYINDA GÖZLER DEĞİL KARINLAR DOYURULUR

Sağlıklı toplum, bütün kesimlerin, en varlıklılar gibi değil, en yoksullar gibi yaşamaya özendiği toplumdur. Böyle bir toplumda insanlar, tüketen bir el olmaktan daha çok, üreten bir el olmak için, kendi kendileriyle, büyük bir yarışa girer. Oruç ayı, üretimde doğru, tüketimde ters orantılı yarışın doruk noktasına çıktığı aydır. Oruç ayında, bütün bir toplumda, insanların gözlerinin değil, karınlarının doyurulmasına öncelik verilir.
*
Serbest pazar ekonomisi, insanların gözlerinin doyurulmasına, etik pazar ekonomisi ise, insanların karınlarının doyurulmasına odaklanır. Oruç günlerinde, oruç tutsun ya da tutmasın, herkes, karın ve göz açlığı arasında aşılmaz duvarlar olduğunun bilincine varır. İki açlığın arasındaki farkı vurgulamak için, Anadolu”da “Toklar açları, açlar tokları anlamaz” denilir. Toklar hiç aç yok, diye düşünürler. Açlar ise, hiç doymayacaklarını sanır.
*
Serbest pazar ekonomisinin gözü doymaz insanını, etik pazar ekonomisinin gönlü zengin insanına dönüştürmek için, orucun toplumların ekonomik, siyasal ve kültürel yapısındaki etkileri, ayrıntılı olarak araştırılmalıdır. Toplumların üretim gücünün büyütülmesinde, can alıcı olan, üretimde eşitliğin sağlanması değil, tüketimde eşitliğin sağlanmasıdır. Bu bağlamda, orucun toplum yapısında vazgeçilmez bir yeri vardır.
*
Oruç günleri, insanların tüketme tutkusunu, üretme coşkusuna dönüştürür. Bu yüzden, gönül dünyasının öncüleri, yılın her ayının, oruç ayı olabilmesi için, haftanın iki gününde, oruçlu olmaya büyük önem verirler. Oruç insanları tüketim ikliminden alır, üretim iklimine taşır. Tüketim ikliminde “al tüket” ilkesi, üretim ikliminde ise “üret ver” ilkesi geçerlidir. Dünya üretmesini bilenlerin elinde yaşanır kılınır.
*
Anadolu insanının kültüründe, insana hizmet, Allah”a hizmettir. İnsana hizmetin olduğu yerde akan sular durur. İnsana hizmet etmek için de, yok olan değerlerin değil, kalıcı eserlerin, peşine düşülür. Çünkü Allah”a hizmeti, her kazancın üstünde gören, Necip Fazıl”ın vurguladığı gibi: “Dev gibi eserler meydana getirmek için, karıncalar gibi çalışmak gerekir.”
*
İnsanlar nereden geldiklerini unutmazlarsa, nereye gideceklerini de unutmazlar. Oruçla insan topraktan geldiğini, yine toprağa döneceğinin bilincine varır. 
*
Topraktan başka hiçbir şeyin gözünü doyurmadığı insanın, gözünü yalnız oruç doyurur. Oruç insanların gözünü doyurmakla kalmaz, gönüllerini de doyurur.
*
Gönül gözü kapalı olanın, akıl gözü açık olmaz.
*
İnsan için zor olan, bakmak değil, görmektir.
*
Oruç insanın gören gözüdür.

Prof. Dr. Nazif Gürdoğan

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

İlgili Terimler :
Bilmate