HAVA DURUMU

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 16 Kategoride 4732 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

KIRIM TOPRAKLARINDA OSMANLI HAKİMİYETİ

14 Ağustos 2016 - 1.492 views kez okunmuş
Ana Sayfa » Genel»KIRIM TOPRAKLARINDA OSMANLI HAKİMİYETİ
KIRIM TOPRAKLARINDA OSMANLI HAKİMİYETİ

  KIRIM TOPRAKLARINDA OSMANLI HAKİMİYETİ

Altın Orda Devleti’nin parçalanmasından sonra bölgede Kırım, Kazan, Sibir, Kasım, Astrahan(Hacıtarhan,Ejderhan)hanlıkları teşekkül etmiştir. Bunların içinden Kırım ve Kazan hanlıkları daha önemlidir[1].

Kırım Hanlığı’nın gerçek kurucusu Hacı Giray adını taşıyan en eski para 845(1441-42) tarihini taşır. XV.yüzyıl başlarında Altın Orda Devleti içinde şiddetlenen iç rekabet ve savaşlar sebebiyle birçok kabile Orta Asya’ya yahut batıya Kırım’a ve Karadeniz’in kuzeyindeki steplere kaçmaktaydı. Belli başlı kabile beyleri, bu arada Şirin beyi gelip Hacı Giray’a iltihak etti. Kırım’da belli başlı kabileler vardı. Bu kabileler Kırım aristokrasisinin başlarıydı ve bunlar Kırım içinde fazlaca bir nüfusa sahipti. Bu kabilelere Karaçi Beyleri denilmekteydi. Bu beyler Şirin, Argın, Barın ve Kıpçak kabilelerinden oluşmaktaydılar. Hacı Giray Han Altın Orda hanına karşı Moskova Knezliği ile dostluk tesis ederek durumunu kuvvetlendirdi[2].

Fatih Sultan Mehmed tarafından İstanbul’un fethi üzerine boğazlara ve Karadeniz’e hakim olan Osmanlılar ile Kırım Hanlığı irtibat kurup Cenevizlilere karşı ittifak yaptı.1454 senesi yazında Osmanlı-Kırım birleşik kuvvetleri ilk defa olarak Kefe’yi kuşattılar. Kefe Cenevizlileri Osmanlı sultanına ve Kırım hanına yıllık vergi vermeye razı oldular[3].

Altın Orda Devleti’nde olduğu gibi Kırım Hanlığı’nında büyük zaafı ırsi kabile beylerinin devletin gerçek hakimi ve sahibi olmalarıdır. Kabile reisleri yahut han ailesi içindeki rekabetler, bu kabilelerin birbirlerine karşı gruplar oluşturarak kolayca bir iç savaşa sürüklenmesine yol açmaktaydı. Hacı Giray Han’ın ölümünün(871/1466)ardından oğulları arasında taht kavgaları başladı. Bu mücadelede yenilenler ya Kefe’ye yada yarımada dışındaki steplere kaçarak mücadeleleri sürdürüyorlardı[4].

Kefe Cenevizlileri ise durumlarını kuvvetlendirebilmek için bu mücadeleleri körüklemekteydi. Esas taht çekişmesi Nur Devlet ile Mengli Giray arasında idi. Bu mücadelede Mengli Giray mağlub olup Kefe Cenevizlilerine sığındı. Orada Kefe ‘’tudun’’ u olan Şirin kabilesi beyinin ve Cenevizlilerin yardımlarıyla 1468 senesinde tahtı tekrar ele geçirdi.

[1] Akdes Nimet  Kurat , IV-XVIII. Yüzyıllarda Karadeniz Kuzeyindeki Türk Kavimleri ve Devletleri , Murat Kitabevi Yayınları , Ankara 1992 , s. 34.
[2] Halil İnalcık, ‘’Kırım Hanlığı’’, DİA, C.XXV, s.450.
[3]Halil İnalcık, ‘’Yeni Vesikalara göre Kırım Hanlığının Osmanlı Tabiliğine Girmesi ve Ahidname Meselesi ‘’, Belleten , S.30 , s.195-196.
[4] İnalcık, a.g.m. , s.451.

25 Ekim 1469 senesinde Mengli Giray, Fatih Sultan Mehmed’e karındaşım hitabıyla yazdığı mektupta Yakup Bey’in donanma ile gelip Kırım sahillerinde iki şehri yakıp yağma etmesinden şikayet etti.1475 yılına doğru Kefe tudunu ve Şirin Beyi Eminek, Osmanlılar’ la anlaştığı ithamı altında Cenevizlilerin ısrarı ile mevkisinden uzaklaştırıldığı zaman beyleri ve kabileleri etrafında toplayarak ayaklandı. Mengli Giray’ı kaçmaya mecbur etti. Mengli Giray Cenevizlilere sığındıysa da onlar Nur Devlet ile anlaşarak kendisini hapsettiler[1].

Fatih Sultan Mehmed bu siyasi gelişmeler sonucunda, 1453 yılından beri bilinçli bir çaba ile adım adım yaklaşmakta olduğu Karadeniz’i bir Türk gölü yapma hedefinin son hamlelerini yapma zamanının geldiğini düşünerek, 1475 yılının sonbaharına doğru Gedik Ahmet Paşa’ya Kefe’nin fethi için gereken hazırlıklarını yapma emri verdi. Sefer için ordu, donanma, ve silahla ilgili hazırlıklarını tamamlayan Gedik Ahmet Paşa, top gemisi, mavuna, kadırga, kalyata ve at gemisinden oluşan tahminen yüz parçalık donanma, yeniçeri ve azeblerden ibaret ordusu ile Kefe’ye hareket etti. Görkemli bir törenle uğurlanan Gedik Ahmet Paşa, tahminen 1 Haziran 1475 yılında Kefe sahillerine ulaştı. Türk fetih geleneğinin ve İslam cihad anlayışının gereği olarak, önce şehrin teslimini teklif eden Gedik Ahmet Paşa, red cevabını alınca, kara ve denizden kuşatmaya başladı. Şiddetli top atışlarıyla başlayan kuşatma üç veya döt gün sürdü. Nihayet üç dört günlük kuşatma sonrasında şiddetli top saldırılarına dayanamayan Kefe halkı Tekfur’a baskı yaparak beşinci günde şehrin kapılarını açtırdılar[2].

Böylece önemli bir liman şehri olan Kefe Osmanlı hakimiyetine girerek Osmanlı Devleti tarafından burada bir sancak tesis edilmiştir. Gedik Ahmet Paşa tarafından hapisten çıkarılan Mengli Giray, Ceneviz dostu olan Nur Devlet’in elinden tahtı almayı başardı ve Ahmet Paşa ile bir anlaşma yaparak Osmanlı sultanının tabiliğini kabul ederek Kırım hanı oldu[3].

[1] İnalcık, a.g.m. , s.451.

[2] Yücel Öztürk , Osmanlı Hakimiyetinde Kefe 1475-1600 , T.C. Kültür Bakanlığı Milli Kütüphane Basımevi , Ankara  2000 , s. 26-27.
[3] İnalcık, a.g.m. , s.451.

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

Bilmate