HAVA DURUMU

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 16 Kategoride 5796 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

ABDÜLHAKİM HİLMİ (ALTAYLI), KIRIM EDEBİYATININ KIYMETLİ BİLGESİ 

09 Ağustos 2018 - 210 views kez okunmuş
Ana Sayfa » Genel»ABDÜLHAKİM HİLMİ (ALTAYLI), KIRIM EDEBİYATININ KIYMETLİ BİLGESİ 
ABDÜLHAKİM HİLMİ (ALTAYLI), KIRIM EDEBİYATININ KIYMETLİ BİLGESİ 

KIRIM EDEBİYATININ KIYMETLİ BİLGESİ 

ABDÜLHAKİM HİLMİ (ALTAYLI)

Zaman akar gider avuçlarımızın içersinden. Yüreklerinin damlarında Kırım’ın geleceği ve bağımsızlığı vardı. Gözyaşları harç oldu, hamur gibi karıldı…..!
Öldü, öldü, yeni baştan dirildi. Ecdatlarının ruhuna ektikleri vatan ve bağımsızlık tohumlarının kökleri devamlı olarak yeşerdi. Rusların değirmen taşlarında ezmeye çalıştığı umudunu ve insanlık dışı hareketlere ne kadar maruz kalsa da Tarak Tamgalı bayrağın gölgesinde her Kırım Türk Tatarı gibi mücadelesini sürdürdü…! 
Abdülhakim Hilmi, 1887 yılında Bahçesaray’a bağlı Eskiel köyünde Hacı Arif efendinin oğlu olarak dünyaya geldi. İlk ve orta tahsilini Kırım’ da okudu. O devrin genelde Kırım’ ın bir çok gençlerinin Türkiye’ de tahsillerinin devamı kervanına katılarak, İstanbul Üniversitesinde okudu….!
Kırım’ da Çar hakimiyetinden kurtulmak için kurulan “ “Kırım-Tatar Öğrenci Cemiyeti” ne başkan oldu. Numan Çelebi Cihan, Cafer Seydamet, Habibullah Odabaş gibi öncü gençlerle tanıştı ve arkadaş oldu…!
Üniversitede bir yandan okurken, Kırımlı Alim Giray’ın 1870 yılında yazdığı “Gülbun-i Hanân” (Hanların Gül Bahçesi ) adlı eserini sade bir Türkçe’ye çevirdi. Bu eser İstanbul’da basıldı….!
1914 yılında “Tercüman” da Birinci Cihan Harbini konu alan “Çubanm, balam” adlı hikayesi yayınladı. Okulunu bitirip Kırım’a döndükten sonra öğretmenlik yapmaya başladı. Devamlı olarak talebelerine Kırım milliyetçilik ateşini aşılıyordu…! 
1914 yılında Tavdayır medresesinin müderresi olarak çalıştı. Gazetecilikte ve edebiyatta mükemmel başarısı olduğu için 1916 yıllında bir, iki ay arasında H.S. Ayvazov’un yerine Bahçesaray’da ‘Tercüman’ın baş muharriri vazifesinde bulundu. 
1917 yılının 20 Haziran’ında ise Akmescit’te “Kırım Ocağı” isimli gazeteyi büyük zorluklar ve Çarın casuslarının ikazlarına aldırmadan neşretmeye başladı. Aynı yılın 26 Aralık’ında H. Sabri . Ayvazov ve C. Ablayev ile beraber Kırım-Tatar Millî Parlamentosunun reisliğine seçildi…!
1918 yılında da hocalık faaliyetini devam ettiren A. Hilmi “Zincirli” medresesinde coğrafya dersleri verdi. 1920 yıllarında Kırım Türkçesi ile ilgili makaleleri ve 1926 yılında “Açlık Hatıraları” / “Sündüs’ün Hatıra Defterinden” ayrı bir kitap hâlinden neşredildi…!
Abdülhakim Hilmi, Kırım edebiyatının güller kokan, muhteşem bir insanıydı. Kalemini eline aldığında yıldızlar ile dans eder. Kırım bağımsızlığın sağnak yağmurlarını devamlı olarak eserlerinin başlıca konusu oldu…! 
Kırım Tatar milliyetçisi Veli İbrahimov’un idam edilerek katlinden sonra, aynı sene Kırım’daki eski hoca, yazar ve milliyetçi düşünürler olmak üzere , ya karanlık zindanlara, ya idam, ya da duvar diplerinde kurşunlara hedef olarak katliamlara varan Kırım ziyalılarının sonları feci ölümlerle son buluyordu…! 
Abdülhakim Hilmi 2 Aralık 1928’de bazı kaynaklara göre OGPU mensupları tarafından yine her Kırım ziyalısına reva görülen soykırımdan hapis cezası ile suçlanarak tutuklandı. Verilen hapis cezası dolduğunda bir daha Kırım’a dönmedi. Ukrayna da çeşitli işlerde çalışmak zorunda kaldı. Hatta camcılık dahi yaptı…! Almanlarla savaş zamanında karısı ile buluşup Romanya’ya kaçtı…!
Yağmurdan sonra mis gibi kokan Kırım toprağına, sevdalı çobanlarının yanık kaval seslerine, ağılda süt sağarken türkü söyleyen kızlarına, bakraştaki Kırım yoğurdunun özlemi ile 1947 ‘de Romanya’nın Mecidiye şehrinde vefat etti….!
Mekanı, Gümüşten Cennetül Meva olması dualarımızla….!

Münir Balıca

SAKARYA KIRIM TÜRKLERİNİN SESİ PLATFORMU

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

İlgili Terimler :
Bilmate