HAVA DURUMU

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 16 Kategoride 5796 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

26 Aralık 1991 SSCB – Sovyet Sosyalist Cumhuriyet Birliği Yıkıldı

26 Aralık 2016 - 7.057 views kez okunmuş
Ana Sayfa » Genel»26 Aralık 1991 SSCB – Sovyet Sosyalist Cumhuriyet Birliği Yıkıldı
26 Aralık 1991 SSCB – Sovyet Sosyalist Cumhuriyet Birliği Yıkıldı

Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği,Sovyetler Birliği ya da SSCB olarak da bilinir.  SOVYET SOSYALİST SOYKIRIMLAR BİRLİĞİ                                          

sovyet sosyalist cumhuriyet birliği

sovyet sosyalist cumhuriyet birliği

 

Rusya İmparatorluğu’nun Vladimir Lenin önderliğindeki Bolşeviklerce 1917 Ekim Devrimi’yle yıkılmasından sonra 1922 yılında kurulan ve 1991 yılına dek varlığını koruyan devlet. Avrupa’nın doğu kesimiyle, Asya’nın kuzey kesimi boyunca yayılan SSCB, son yıllarında 22.403.000 km2’lik yüzölçümüyle dünyanın en büyük ülkesiydi. Nüfus bakımından da 293.047.571 (Haziran 1991) kişiyle 3. sırada yer alıyordu. Aynı zamanda dünyanın başlıca siyasî ve askerî güçlerinden biri olan Sovyetler Birliği, batısında Norveç, Finlandiya, Baltık Denizi, Polonya, Çekoslovakya, Macaristan ve Romanya, güneyinde Karadeniz, Türkiye, İran, Afganistan, Çin Halk Cumhuriyeti, Moğolistan ve Kuzey Kore yer alıyordu. Kuzey ve doğu sınırlarını ise Kuzey Buz Denizi ve Büyük Okyanus çiziyordu. Birliğin başkenti Moskova, para birimi ise Sovyet Rublesiydi.

1917 Ekim Devrimi ile iktidara gelen Vladimir Lenin önderliğindeki Bolşevikler tarafından 1922 yılında kurulan SSCB, Soğuk Savaş sürecinde Amerika Birleşik Devletleri’nin karşısında önemli bir güç konumunda idi. 1985 yılında iktidara gelen Mihail Gorbaçov’un başlattığı Glasnost ve Perestroyka denilen ve 6 yıl süren reformların ardından 1991 yılının sonunda Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği resmen dağıldı. Birliğin dağılmasıyla bağımsız olan 15 cumhuriyetten 12’si bir araya gelerek Bağımsız Devletler Topluluğu’nu oluşturdu.

SOVYET SOSYALİST SOYKIRIMLAR BİRLİĞİ…

1917-1991 yılları arasında demir yumrukla yönetilmiş olan dünyanın en büyük korku imparatorluğu olan Sovyetler Birliği’nin asıl adıdır.

sovyetler birliği komunist partisi’nin kanla yazılmış soykırımlar destanı şu bölümlerden oluşur;

a) ahıska türkleri soykırımı; öz be öz türk olan ahıska türkleri’nin 2. dünya savaşının başlamasıyla birlikte yerleşik olduğu yerlerden sürülerek uğratıldıkları soykırımdır. yerlerinden yurtlarından edilip sovyet rusya’nın dörtbir yanına dağıtılan ahıska türkleri’nin çok az bir kısmı günümüze ulaşabilmişlerdir. 1 milyon ahıska türk’ü bu soykırımda katledilmiştir.

b)kırım tatar türkleri soykırımı: kırım tatarları’nın nazi almanya ile işbirliği yapacağı düşünülerek yapılmış soykırımdır. 1.500.000 kırım tatar türk’ü katledilmiştir.

c)lapon soykırımı: finler’le işbirliği yapıyor bahanesiyle binlerce lapon sibirya’ya gönderilmiştir.

d)yakut türkleri soykırımı: 100-150.000 yakut türkü’nün katledildiği soykırımdır.

e)polonya soykırımı: ikinci dünya savaşı’nın başlangıcında nazilerle ittifak imzalayan sovyetler’in milyonlarca polonyalı’yı katlettiği soykırımdır.

f)don ve kuban kazakları soykırımı: tatarlara yapılan soykırım ile aynı şey bahane edilerek uygulanmış soykırımdır. 100.000 kazak katledilmiştir.

g)baltık halkları soykırımı:sovyetler birliğine katılmak istemeyen baltık halklarına karşı uygulanan soykırımdır. baskı ve sürgünlerle 400.000 leton, litvanyalı ve eston katledilmiştir.

h)ukrayna katolik soykırımı: dini yasaklayan sscb’nin imza attığı ve 250.000 ukrayna katoliği’nin katledildiği soykırım.

g)ukrayna kırımı ya da holodomor: sovyetler’in ukrayna ulus bilincini sıfıra indirmek adına imza attığı tarihin en vahşi katliamlarından biri. 10-12 milyon ukraynalı katledilmiştir.

i)kamuk-altay soykırımı: altay türkleri’ne ikinci dünya savaşı esnasında yapılan soykırımdır. 80.000 altay türkü katledilmiştir…

j)çeçen-inguş soykırımı: 500 bin çeçen ve inguş’un sürgün edilmesiyle gerçekleştirilen soykırım.

k)çerkes soykırımı: kafkaslar’da uygulanan bir diğer sistematik soykırım. 2 milyon çerkes katledilmiştir.

l)karaçay türkleri soykırımı: 30.000 karaçay türkü’nün sürgünlerde katledildiği soykırımdır.

m)volga germen soykırımı: slav olmayan az sayıdaki volga germenlerinin nazi saflarına geçeceği düşünülerek yapılmış ve 40.000 germen’in kurşuna dizilmesiyle vahşete dönüşmüş soykırımdır.

görüldüğü üzre komunist parti propagandaları yaparak “halkların kardeşliği” zırvaları söyleyen zevatlar bu konulara hiç değinmezler nedense.
bu konulardan bahsedildiğinde ise kendilerinin farklı komunist anlayışa sahip olduklarından dem vururlar ama bir yandan da sovyetler birliğine laf söyletmezler.

ayrıca, bu soykırımlar sadece insanlarla sınırlı kalmamış, tarihe de soykırım uygulanmıştır.
bugün türkler hakkında bilinenleri tersyüz edecek olan;
anav, Afanasyevo, Andronovo, Karasuk medeniyetlerine ait tarihi bulgular da sovyetler tarafından yok edilip gizlenmiş, böylece öntürklerin tarihi ile ilgili bir tarih soykırımına imza atılmıştır.

sovyet sosyalist soykırımlar birliği‘nin imza attığı bir başka soykırım ise bir doğa katliamı ve buna bağlı olarak ortaya çıkan bir soykırım olan “aral havzası katliamı“dır…
20. yüzyıl’ın ortalarına kadar “aral denizi” diye adlandırılan ve çevresinin hayat kaynağı konumunda olan aral gölü’nün büyük bölümünün yerinde bugün “aralkum” adı verilen dünyanın en genç çölü yer alıyor.
tamam biz insanoğlu yüzyıllardır tabiatın dengesini alt üst ettik, denizlerimizi girilmez hale getirdik, birçok çevre felaketi yaratarak dünyayı yaşanmaz bir yer yapmaya çalıştık ama bu aral gölü ve havzasında yapılan uygulamalar başlı başına bir soykırım…

ikinci dünya savaşını takip eden yıllarda dünya artık iki kutba bölünmüş vaziyetteydi.
batı’nın karşısında büyük ve güçlü bir komunizm imparatorluğu dikiliyordu.
sahip olduğu doğal kaynakları, tabiyetindeki insanları, hayvanları dahi çekinmeden harcayabilecek bir imparatorluk…

bazı arkadaşlarımızın hayranlık beslediği bu korku imparatorluğu, pamuk tüketim talebini karşılamak amacıyla 1960’lı yıllarda aral gölü katliamını başlatıyordu…
aral gölü’nü besleyen iki damar olan seyhun ve ceyhun nehirleri yönleri değiştirilerek çölde tarım alanları yaratılır…buralardan alınan verimle milyonlarca hektar alana daha pamuk ekilir.
lakin damarları kesilen aral beslenememekte ve sıcak bir bölgede olmasının da etkisi ile kurumaya başlamaktadır.

sovyet yetkililer bu durumu 80’li yıllara değin görmezden gelir.
aslında yine görmezden geleceklerdir ama ortada aral diye bir göl kalmamıştır. zira 80’lerde aral iyice ufalmış ve ikiye bölünmüştür.

sscb

sscb

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

Bilmate