HAVA DURUMU

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 16 Kategoride 5576 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

24 Nisan 1982 … Bir başlangıç

25 Nisan 2018 - 348 views kez okunmuş
Ana Sayfa » Genel»24 Nisan 1982 … Bir başlangıç
24 Nisan 1982 … Bir başlangıç

24 Nisan 1982 tarihinin bende büyük bir yeri vardır.

24 Nisan; Dünya genelinde Ermeni diasporası’nın ‘‘Türkler bizi katletti‘‘ yalanları ile bilinir.

Ama sokaktaki avrupalı son 150 sene içinde Türklere karşı yapılan zulümlerden, katliamlardan habersizdir.

Balkan sürgün ve katliamlarını, Ortadoğu’daki savaşlar ve sonuçlarında kaybedilen yüzbinlerce Türk canını, Sovyetlerin katlettiği milyonlarca Türk’ü, Doğu Türkistan‘daki’deki bugün hala devam eden katliamları da bilmez.

Hepsinden öte medeniyetin beşiği zannettiği Avrupa’nın şımarık çocuğu Yunanistan’ın, Lozan andlaşması ile kendisine bırakılan Batı Trakya Türk’üne neler yaptığını hiç bilmez.

Batı Trakyalıların Lozan’daki tüm haklarının gaspedildiğini, İstanbul’daki Patriğin rahatlığına karşı Batı Trakya’da yaşayan müslüman Türk’ün kendi müftülerini bile seçemediğini, okullarında türkçenin engellendiğini, ekonomik açıdan tüm faaliyetlerinin kısıtlandığından da bir haberdir.

Hatta Batı Trakya’daki baskılarla yüzbinlerce batı Trakyalı anavatan Türkiye’ye göçetmek zorunda kalmıştır.

Yunanistan’ın Avrupa Birliği’ne girmesiyle de binlerce Batı Trakya Türk’ü çeşitli avrupa ülkelerine bir kurtuluş ümidiyle göçetmek zorunda kalmıştır.

Halbuki, bilinenlerin aksine 20. Yüzyılda kurulan ilk bağımsız Türk devleti,( hadi devlet olamadı diyenleri de haksız çıkarmayalım) geçici Türk hükümeti 31. Ağustos 1913’de Batı Trakya’da kurulmuştur.

Magazin ve tarihi filmlerden öğrenenler için de belirtelim. TRT’de yayınlanan Kutülamare dizisinde devamlı adı geçen Süleyman Askeri bey bu geçici hükümetin oluşmasını sağlayanların en önde gelenidir ve bu da tarihi bir gerçektir.

Avrupa’ya göçeden batı Trakyalıların çoğu yine 1978’de Gießen şehrinde ilk batı Trakya derneğini kuranlardan yavrum Ahmet ağabey diye tanıdığımız Ahmet Bilaloğlu’nun tabiriyle cahildir.Yunan baskısı yüzünden ilk mektebi bile zor bitirmişlerdir.

Ama bir fark var ki; hepsi birer cesur yürektir. Gießen batı Trakya derneği kurucularından  Hüseyin Arabacıoğlu, Ahmet Bilaloğlu, Hasan Hasan, halen dernek başkanlığını yürüten ve Almanya’da ilk tanıdığım Batı Trakyalı Ramadan Ramadan, Kelsterbach batı Trakya derneği o zamanki başkanı Hasan Düdükçü, rahmetli Bahri Uyur, Homburg Saar’dan Adem Ademoğlu, Münih Batı Trakya Okul aile birliği’nden Özkan Hüseyin, Viersen’den Cafer Hasan ve kardeşi, Düsseldorf’tan daha sonra 1988’de kurulan ilk Avrupa batı Trakya federasyonu başkanı Cafer Alioğlu (Öğretmen), Frankfurt’tan Mustafa Necip ve daha adını sayamadığım bu insanların hepsi birer cesur yürektir.

Dünya’nın ermeni yalanları ve terörü ile çalkalandığı bir dönemde Frankfurt’ta düzenlenen ve şahsımında katkısı olduğu ilk batı Trakya mitingini yapmışlardır.

Dünya’ya ezilen başka toplulukların da olduğu gerçeğini haykırmışlardır. Batı Trakya’da kalan soydaşlarının dertlerini Hür dünya’ya haykırmış, onları cesaretlendirmişlerdir.

Bu sayede  Sadık Ahmet ve niceleri Batı Trakya’da ortaya çıkıp parti kurarak haklı mücadelelerini haykırma yürekliliğini göstermişlerdir.

Hatta dostum rahmetli Sadık Ahmet, Yunan parlamentosunda m.vekili iken elim bir suikast ile trafik kazası süsü verilerek şehid edilmiştir.

türkler yunan zülmünü kınadı

türkler yunan zülmünü kınadı

 

 

24 Nisan 1982 Frankfurt İlk batı Trakya Yürüyüşü ve Mitingi

 

12 Eylül 1980 ihtilali Türkiye’de kardeş kavgasını sonlandırırken ‘‘Bir soldan, bir de sağdan‘‘ mantığı ile suçlu-suçsuz binlerce insanı zindanlara doldurmuş, siyaset ile ilgisi olsun olmasın bütün dernekler kapatılmıştı.

1980 sonrası ilk açılan derneklerden biri de batı Trakya Türkleri Derneği genel merkeziydi. Başkanı da‚ ‘‘Batı Trakya Faciasının İç Yüzü‘‘ kitabının yazarı Ahmet Aydınlı ağabeyimizdi.

Yunan zulmü Türkiye’ye kadar ulaşmış, adı geçen kitap daha kitapçı raflarında yer alamadan yunanlılara çalışanlar tarafından satın alınarak toplatılmış, Türk milletinin Batı Trakya hakkında bilgisinin olması engellenmek istenmişti.

O günlerde Ege’de ormanlar yakılıyor, Türk ekonomisi de zarara uğratılıyordu.

Trajikomiktir ki; Yunan Gizli Servisi’ne çalıştığı tespit edilip Türkiye’den sınırdışı edilen bir batı Trakyalının iddialarına inanan bir muhabir Günaydın gazetesinde Yunanistan’da ormanları yakmakla bizi suçluyordu.

Halbuki o tarihlerde Almanya’daydım.

Bir gün  Batı Trakya Türkleri g.başkanı Ahmet Aydınlı arayarak Almanya’da bir miting yapılmasının çok önemli olduğunu belirtinve 15 gün müsaade istedik. Almanya’da mevcut bulunan 4 batı Trakya Derneği başkanı ile görüşerek bir miting yapmaya karar verdik. Tarihi de ses getirmesi amacıyla Ermeni yalanlarını çürütmek amacıyla 24 Nisan olarak ben teklif ettim.

Kelsterbach batı Trakya derneği başkanı Hasan Düdükçü‘nün evini adeta bir karargah gibi kullanarak pankartlar hazırladık, Bretten’den Çiğdem Acısu kardeşimiz dağıtılacak bildirileri tercüme etti.

Yunanlıların alman makamları nezdinde mitingi engellemek istemesi ihtimaline karşı Gießen batı Trakya derneği, manisa’lı İsmail Tozak ile yürüyüş izni için başvururken, Avrupa Ülkücü Türk dernekleri Federasyonu’na bağlı arkadaşlarımız da Frankfurt’ta aynı şekilde yürüyüş izni aldılar.

Ve 24 nisan günü Frankfurt tren istasyonu yanında toplanan 3000 kişilik batı Trakyalı ve Türk vatandaşlarından oluşan bir topluluk uzun bir yürüyüş sonrası geldiği yunan konsolosluğu önüne siyah çelenk bıraktılar.

Türkçe konuşmayı ben yaparken almanca konuşmayı da Frankfurt üniversitesinden ülkücü bir arkadaş yaptı.

Asıl ilginci de yunanca konuşmayı yapan arkadaşın irticalen yaptığı konuşma oldu. İsmini belki batı Trakyalılar hatırlayacaktır.

O devirde sosyal medya yoktu, haberleşme araçları kısıtlıydı. Hatta video kameralar bile yeni çıktığı için pahalı olması sebebiyle çok az kişide vardı.

Berlin’den gelen arkadaşlarda olan kamerayla çekilen filmi rica ederek aldık, TRT elemanına verdik. Ve o gece TRT canlı haber şeklinde Türkiye’ye duyurdu.

Avrupa’daki Türk basını da Hürriyet, tercüman gazeteleri ile temsil ediliyordu. Her iki gazete de olayı izleyip davaya sahiplendiler. Tercüman’dan Erçin Erdoğmuş ve Murat Çulcu ile Hürriyet’ten İbrahim Gül’ün gayretlerini ve kendi davalarıymış gibi olaya sahip çıkmalarını da unutmamak lazım.

Ardından 10 haziran’da O zaman Almanya’nın başkenti Bonn’da yapılan Nato Başkanlar Zirvesi dolayısıyla Avrupa Milli Görüş teşkilatı da bir yürüyüş tertipledi. Hatta gazetelerinde 100 bin kişinin katılacağını duyurdular (!)

İstanbul’daki batı Trakya Türkleri G. merkezi’nin hazırlattığı yabancı dillerdeki broşürler gazeteci Abdurrahman Dilipak vasıtasıyla Almanya’ya getirildi.

Ne yazık ki o gün Alman Sendikalar Birliği DGB’nin Nato karşıtı yürüyüşü büyük kalabalık toplayınca Batı Trakya mitingine gelenlerin de kaza ile o yürüyüşe katıldıklarını hala düşünürüm.

Bu yüzden çok az sayıda insanımızın katıldığı mitinge az sayıda insan katılmış olsa da işin propoganda kısmı daha başarılı oldu.

Nato devlet başkanları toplantısında yapılan basının foto çekme faslında Türk gazetecileri o broşürleri ani bir atakla Yunan başbakanı Papandreu ve Türk başbakanı Bülent Ulusu  da dahil olmak üzere tüm devlet başkanlarının önlerine bıraktılar. Ardından Bonn’daki basın merkezinde tüm uluslararası gazetelerin posta kutularına bu broşürleri bıraktık ve onlarca yabancı gazetede batı Trakya Türklüğünün çilelerini anlatan makaleler yayınlandı.

Üzüldüğümüz tek nokta, o günlerde başrolünü Müşerref Akay’ın oynadığı Türkiyem filminde bu yürüyüşlerin de filmleri konacak olmasına rağmen teknik imkansızlıklardan o filmleri temin edemeyince sadece bir Batı Trakyalıların düğünü sahnesinde İstanbul batı Trakya Derneği genel başkanı Ahmet Aydınlı’nın bulunduğu sahne filme eklendi. Meraklıları internetten o filmi bulup izleyebilir.

 

yunan zülmü frankurtta proteto edildi

yunan zülmü frankurtta proteto edildi

 

 

Batı Trakya Federasyonu ve bugün (Lobicilik)

 Kelsterbach ve Giessen’de yaptığımız toplantılarda sayıları gün geçtikçe çoğalan batı Trakya derneklerinin federasyonlaşmasının önemini dile getirdik. Ve sonunda 28 Şubat 1988 tarihinde yedi kurucu derneğin katılımı ve Almanya Batı Trakya Türk Federasyonu’nun resmen kuruluşu ile sonuçlandırdılar.

Ardından İngiltere’deki batı Trakya Derneğinin de katılımı ile Avrupa Batı Trakya Federasyonu kuruldu, Cafer Alioğlu da ilk genel başkan oldu.

Uzun yıllar görev yapan Cafer Alioğlu’nun başarılı çalışmaları ile dernek sayısı 30’ların üzerine çıktı.

En son görevi üstlenen yeni nesil Batı Trakyalıların aktif genel başkanı Halit hatipoğlu, bugün lobicilik alanında Türk Dünyası dernekleri arasında Doğu Türkistanlılar, Ahıskalılar gibi en aktif, davasını uluslararası platformlarda savunan bir genel başkan oldu.

Öyle ki; imkanları ne kadar sınırlı olursa olsun Halit Hatipoğlu’nu her zaman uluslararası platformlarda  Avrupa parlamentosunda, Avrupa konseyinde milletvekillerine Batı Trakya Türklüğü’nün problemlerini anlatırken, uluslararası etkinlikler tertiplerken görmeniz mümkündür.

Merak edenler bu linkten Avrupa Batı Trakya Federasyonunun çalışmalarını ve her ay düzenli çıkardıkları, matbu olarak bütün derneklerine ulaştırdıkları bülteni de takip edebilirler.

https://www.abttf.org/

Batı Trakya Türklüğü ilk adımı atan cesur yüreklerle, bugün Avrupa’da her kesimin bildiği, öğrendiği batı Trakya Türklüğünün problemlerini her platforma taşıyıp başarılı lobicilik yapan Halit Hatipoğlu gibi evlatları ile gurur duyabilir.

Darısı menfaatlerini ve şahsi egolarını milli davalarının önünde gören, başka devletlerin borazanlığını yapmayı lobicilik sanan diğer Türk Dünyası topluluklarının başına…

Rafet Karanlık

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

Bilmate